Öyle İşte…


Uzun zamandır zamanın ne kadar da kısa olduğunu düşünüyordum. Bazen ölüm aklıma geliyordu. Hayır aklıma değil yüreğime geliyordu. Ve bakışlarımı kaçırarak kaçabiliyordum bu soğuk mu sıcak mı belli olmayan duygudan. Yaşamak diyorduk. Elimizdeki su bardağından açık bir çayı yudumlarken.  Su içmek için çeşmenin gurnasına eğilir gibi eğilip bir yudum bir fırt bir nefes sigara çekiyorduk içimize. Yaşamak ile ilgili hep yarım kalacak o ahenkli sözlerimize kaldığımız yerden devam ediyorduk. Daha da devam edecektik ya. Her ne yaşarsa yaşasın insan ölüm karşısında hep acemi kalıyordu. Oysa Azrail in acemi olduğunu hiç sanmıyorum. Ki hepimiz Azrail gibi özverili çalışsak daha iyi bir hayatımız olurdu. Yine de daha iyi bir hayatımız olabilir. Ama ya dünya? O ne olacak? Tamam abi şimdi sen böyle güzel güzel anlatınca sorun yok. Sevdiğin kız karşında mutluluktan susuyorsa da sorun yok. Ya okul masrafları, krediler, sosyallik, apartman dairelerindeki sorunlar…  bazen diyorum ki tüm insanlar horona kalkıp dünyayı yerinden oynatmalıyız. Toplu intihar olabilir bu. Ama bence eğer hayatımızı tam yaşayamıyorsak bu da bir intihar değil mi? Hem de beceriksiz bir intihar. Ölmüyorsun ama yaşadığını söyleyenlere de itiraz ediyorsun.


Like it? Share with your friends!

0
, 0 points

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Öyle İşte…

log in

reset password

Back to
log in
All for Joomla All for Webmasters